Kalecik için Kalkınma Reçetesi

img

Erhan Demirdizen

Ankara büyürken ilçeleri ve köyleri neden kalkınamıyor? Kalecik ve köyleri bundan sonra nasıl kalkınır?

Şehircilik zaviyesinden bakıldığında Ankara’nın pek çok yönü ilgi çekicidir. Bir kere, bozkırın ortasındaki bir 19’uncu Yüzyıl Osmanlı kasabasından Cumhuriyet başkenti çıkmıştır. Bu kumaştan bu elbise nasıl çıktı dedirten, şaşkınlık yaratıcı bir hikayedir Ankara’nın başkent oluşu.

Ankara’nın Cumhuriyet döneminde nüfusunu katlayarak büyümesi, esasen kurucu iradeye ait siyasi kararın bir sonucu olmuştur. Buna karşılık İstanbul, İzmir, Antalya gibi şehirlerimizin büyümesinde ekonomik faktörler belirleyici olmuştur.

Ekonomik faktörlerin etkisinde büyüyen şehirler, yakın çevrelerinden başlayarak uzağa doğru dalga dalga ekonomik etkiler yaratır. İstanbul, İzmir ve Antalya’nın yakın çevresindeki ilçeler ve hatta köyler ekonomik kalkınmada avantaj sağlamışlardır.

Oysa Ankara’nın siyasi kararlarla büyümesi, yakın çevredeki ilçe ve köylerde hatırı sayılır bir kalkınma ivmesi yaratmamıştır. Güdül, Çubuk, Bala, Şereflikoçhisar... Bu ilçelerin Çankırı veya Kırşehir’in ilçelerine göre daha fazla kalkındığını söylemek mümkün değildir. Hatta biraz öne çıkan Kızılcahamam ve Polatlı için bile Ankara’nın geliştirici etkisinden söz etmek neredeyse imkansızdır. Sadece Beypazarı, yerel kültür varlıklarını öne çıkaran başarılı bir belediyecilik tecrübesiyle bir üst lige çıkabilmiştir.

Kalecik ve köyleri de bu genel manzaranın bir parçasıdır elbette. Ankara’nın kentsel gelişme dinamiklerinin etkilerini doğrudan yaşamamıştır. Şehrin sanayisi, konutu, işyeri, turizmi, hatta tarımsal üretim tesisleri, Kalecik ve köylerinde kayda değer bir talep oluşturamamıştır.

Ankara’nın bir şehir olarak ilçeleri ve köylerinden kopukluğu, Kalecik ve köyleri açısından aşılması gereken bir bariyerdir. Bu şartlar altında Kalecik’in kalkınması için fikir geliştirmek beyhude olacaktır.

Bu zorluklar içinde Kalecik’in bütün köyleriyle birlikte Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne bağlanmış olmasına bir potansiyel olarak bakmak mümkündür. Kuşkusuz ki büyükşehir olmanın külfeti de az değildir, ama uzun vadede Ankara şehir merkeziyle entegre olmanın sağlayacağı ekonomik, sosyal ve kültürel kazanımlar şimdiki külfeti unutturacaktır. Zaten başka da bir alternatif yoktur.

(Kaynak: Kalecik Gazetesi, 12.12.2014)

12/12/2014